DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ÇEYREK ALTIN

7.017,00%0,27

TAM ALTIN

27.981,00%0,27

a
  • Turkiyestar.com
  • Şanlıurfa
  • Şanlıurfa’da Artan Boğulma Vakaları Meclis Gündeminde: Milletvekili Öcalan’dan Araştırma Komisyonu Teklifi

Şanlıurfa’da Artan Boğulma Vakaları Meclis Gündeminde: Milletvekili Öcalan’dan Araştırma Komisyonu Teklifi

Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergeyle, Şanlıurfa ve ilçelerinde özellikle yaz aylarında artış gösteren ve son bir haftada endişe verici boyutlara ulaşan boğulma vakalarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep etti.

Şanlıurfa Milletvekili Öcalan, önergesinde, tarımsal sulama kanalları, göl ve göletlerde serinlemek amacıyla suya giren vatandaşların, özellikle çocukların yaşamını yitirmesinin önüne geçilmesi için çözüm önerileri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Önergesinin gerekçesinde, Türkiye genelinde ve özellikle Şanlıurfa’da yaşanan boğulma olaylarının “kader” olarak nitelendirilemeyeceğini, aksine alınmayan önlemlerin ve sorumsuzluğun sonucu olduğunu belirten Milletvekili Öcalan, havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek isteyen vatandaşların, denize kıyısı olmayan Urfa’da tehlikeli su kaynaklarına yöneldiğini ifade etti. Yüzme bilmemenin ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasının bu üzücü olayların başlıca nedenleri arasında sayıldığını kaydetti.

Anayasa’nın 56. ve 17. maddelerini hatırlatan Öcalan, devletin herkesin yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olduğunu ancak özellikle yoksul bölgelerde yaşayan çocuklar için bu görevin yeterince yerine getirilmediğini savundu.

Sulama projeleri planlanırken can güvenliğinin öncelenmediğini, kanalların korumasız bırakıldığını, uyarı levhalarının eksik ya da hiç olmadığını belirten Öcalan, her boğulma vakasının devletin asli görevlerini yerine getirmediğine dair acı bir belge olduğunu dile getirdi.

Bu ölümlerin “yaz aylarının doğal parçası” gibi kanıksanmasının toplumsal vicdana ve hukuk normlarına aykırı olduğunu vurgulayan Öcalan, çocukları ve vatandaşları korumanın devletin asli sorumluluğu olduğunu ve bu sorumluluğun yerine getirilmemesinin insan hakkı ihlali anlamına geldiğini ifade etti.

Boğulma vakalarının, yerel yönetimler ve merkezi idare tarafından yürütülmesi gereken önleyici kamu politikalarının eksikliğinin sonucu olduğu yönündeki kamuoyu tartışmalarına dikkat çekti.

Öcalan, boğulmaların Şanlıurfa halkının kaderi olmadığını, bu acı tablonun sosyal politikasızlığın, kaynakların adil dağıtılmamasının ve yaşam hakkının korunmamasındaki irade eksikliğinin sonucu olduğunu savundu.

Urfa halkının defalarca dile getirmesine rağmen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve yerel yönetimler tarafından etkili tedbirler alınmadığını belirten Öcalan, bu sessizliğin ve kayıtsızlığın her ölümün ardından toplumun kalbinde derin yaralar açtığını söyledi.

Önergesinde, boğulma vakalarının yaşandığı yerlerde ortak sorunlar olduğuna dikkat çeken Öcalan, güvenli yüzme alanlarının yokluğu, güvenlik bariyerlerinin ve uyarı tabelalarının eksikliği, yetersiz yüzme eğitimi ve kamu farkındalığı ile cankurtaran desteğinin yetersizliğini sıraladı.

Tatlı sularda yaşanan can kayıplarının medyada sıradanlaşmaya başladığını ve her yaz tekrarlayan bu trajedinin önlenemediğini vurguladı.

Öcalan, yerel basın kaynaklarından derlediği boğulma vakalarına ilişkin verileri de önergesinde paylaştı.

Bu verilere göre, 2023 ve 2024 yıllarında Eyyübiye, Haliliye, Siverek, Birecik ve Ceylanpınar ilçelerinde çok sayıda boğulma vakası yaşandığı, 2025 yılının ilk dört ayında da benzer üzücü olayların devam ettiği belirtildi.

Özellikle son bir haftada günde üç çocuğun sulama kanallarında hayatını kaybettiği ve 5 Mayıs 2025 tarihinde de iki çocuğun piknik sırasında sulama kanalına düşerek boğulduğu bilgisi verildi.

Şanlıurfa Valiliği’nin ilgili kurum ve kuruluşlara gönderdiği yazıda 2024 yılında 40 vatandaşın boğularak hayatını kaybettiği ve bu vakaların %75’inin yüzmek/serinlemek amacıyla suya girilmesi sonucu yaşandığı bilgisinin paylaşıldığını aktaran Öcalan, İç Anadolu ve Doğu illerinde denize erişim olmaması nedeniyle çocukların kontrolsüz su kaynaklarını yüzme alanı olarak kullanmak zorunda kaldığını, güvenli yüzme havuzlarının eksikliğinin ve yüzme eğitimi imkanlarının yetersizliğinin bu sorunu büyüttüğünü ifade etti.

Bu nedenlerle bir dizi çözüm önerisi sunan Milletvekili Öcalan, her belediyede ücretsiz yüzme kursları başlatılması, eğitim müfredatına yüzme dersleri eklenmesi, bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmesi, gezici yüzme havuzları kurulması, mahalle gönüllüleri ağı oluşturulması, ilkyardım eğitimleri verilmesi, yüksek riskli bölgelerde güvenlik önlemlerinin artırılması, mevsimlik güvenlik personeli görevlendirilmesi, DSİ ve yerel kurumlara yaptırım uygulanması, hesap verebilirlik ve şeffaflık mekanizmalarının oluşturulması gibi tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

Öcalan, yaşamı savunmanın parlamentonun asli sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayarak, bu önerilerin sadece kriz anında değil, uzun vadede başta çocuklar olmak üzere tüm vatandaşları koruyan bir kamu politikası yaklaşımı olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Suyun yaşam için kullanılması gerekirken ölümle sonuçlanan projelere dönüşmesinin, halkın temel ihtiyaçlarını merkeze alan demokratik ve ekolojik temelli yerel yönetimlerin eksikliğinin göstergesi olduğunu savunan Öcalan, devletin her bölgede vatandaşların yaşam hakkını koruması gerektiğini belirterek, boğulma olaylarının tüm boyutlarıyla araştırılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep etti.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Harran Üniversitesi ve Atatürk Kültür Merkezi İş Birliğiyle Tarihi ve Bilimsel Sempozyum Başladı

HIZLI YORUM YAP